öldüğünü hissettiğin an….

Kasım 23, 2008

Ne söylemeliyim bilmiyorum. Aslında nereden başlasam onu düşünüyorum. Belki de söyleyecek hiçbir şey kalmadı ama farkında değilim. Ya da fark etmek istemiyorum. Korkuyor muyum yoksa?
Evet, haklısın; sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı. Son sözlerimi mısralarıma harcadım. Hani o kırık dökük kalbimden düşen ufacık bir parçada yer alan, sana göre saçma, bana göre yetersiz satırlarım var ya… İşte onlarda kaybettim kelimelerimi. Sana dair tüm harflerimi o parçaya sundum ve kabul etti. Şimdi nerede kim bilir… Belki de sonsuz olmayı deniyordur yağan yağmurla…
Kasım aylarında hep ağlarım bilirsin. Geldiğin gün de ağlıyormuydum, hatırlıyor musun? Kasım’dı aylardan… Göz yaşlarımın akmaya hevesli olduğu ay… Beni fark etmen uzun sürmemişti. Bir tek sözcük dahi telaffuz etmeden bakmıştın gözlerime.
Ben, …
Sonra fark etmedik ne olup bittiğini. Dediğim gibi belki de fark etmek istemedik. Fark etmekten korktuk belki de. Kağıttan bir gemiyle okyanusa açıldık. Fakat gemi batacaktı, biliyorduk. Biz, yine de açıldık… Gemi battıkça daha çok sarıldık birbirimize. Faydasızdı, biliyorsun. Yok olmaya mahkumduk aslında yola çıkarken… En başında bitecektik…
Geldiğin gibi aniden gitmeliydin biliyorum. Hem de yağmur yağarken gitmeylidin! Her adımınla hıçkırmalıy gökyüzü! Yağmur göz yaşlarımı gizlemeli… Çünkü sen gitmelisin…
İşte bu yüzden yağmur yağmalı sen giderken…
Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı! Boşuna bakma gözlerime. Ağlamamalıyım biliyorsun. Ben ağlarsam gidemezdin hani. Ağlayamam, çünkü artık sonsuza dek yoksun.
Bu söylediklerim saçma gelebilir belki. Fakat nasıl olsa unutacaksın söylediklerimi. A ile B’nin arasına sıkışıp kaldım, oradan bakıyorum artık hayata ve sana… Belki utanç, belki pişmanlık, belki de korku gizledi beni oraya. Sen gittikten sonra sokakların bana küsme ihtimalinden korkuttu belki de beni. Bir travestinin bileğinden akan kanda boğulmaktan ürktüm hep.
Hem bakma sen üstüme başıma! Sanma ki rüzgar beni böyle hırçın yaptı. Gözlerinden aktığımdan beri böyle dağınık saçlarım. Kalbimi hiç sorma zaten…
Biliyorum her şeye rağmen gittin sen… Herşeye rağmen orda kalacaksın.. Hem, gitmeliydin zaten farkındayım her şeyin. Bir Kasım ayı, günlerden herhangi bir gün fakat yağmur yağarken gitseydin keşke…
Şimdi Ben burda bir gece vakti.. Yağmurun göz yaşlarımı gizlemeye utanmasından korkuyorum.
Her Kasım ayı geldiğinde geldiğin beklemek ve Kasım geçtiğinde ancak gülebilmek ağırttı saçlarımı. Biliyorum yüzümdeki çizgiler de bu yüzden. Fakat sen aldırmabunlara… Kirpiklerime asılı kalmış bakışların, unutamadığım çehrelerin yardımcı olacak sen yokken nefes almama!…
Ama sen de ağlama giderken istedim. Bir damla göz yaşını görürsem ardından koşar sarılırım boynuna; gitmene göz yumamam diye bilirsin. İşte o yüzden yağmur yağmalı sen giderken. Koşar adımlarla gitmelisin…
Öyle bi gidişle gittin ki … ki ne sen cesaret edebilmelisin tekrar dönüp gelmeye, ne de ben seni arayacak gücü kendimde bulamıyorum.
Kasım canımı acıtıyor sevgili! Her rüzgar estiğinde bana tokat atar gibi sallanıyor ağaçlar. Yerdeki yapraklar küfürler savuruyor sanki bana !
Dönemezsin biliyorsun…
Dönemezsin biliyorum…
Kasım, veda öpücüğü konduracak saçlarına benim için her yıl…
- Hava çok soğuk, değil mi?
- Evet, haklısın.
- Yağmur halâ dinmedi. Sen de çok kötü ıslanmışsın.
- Farkındayım.
- İçeri girelim istersen. Hasta olacaksın yoksa!
- Umrumda mı sanıyorsun?
- Her Kasım böyle oluyorsun. Ama bugün bir farklısın sanki?
- Boşver… Unut gitsin!
- Tahmin ettiğim şey mi seni üzen?
- Boşver dedim ya, kafa yorma bunlara.
-Gitmeliydi biliyorsun.
-Biliyorum…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.