sen gibi
Ocak 18, 2009
ellerin usudugunde eldivenini cikartip benim ellerimi tutardin.benim ellerim soguksa bile icin isinirdi guvenin kabarirdi.
hastayken oksururken beni arardin.kiyamam deyip hastaligini gecirmem icin. kendini iyi hissederdin.iyilesiverirdin hemen.
yorulurdun.isten ewe gec giderdin. beni arardin. sesimi duyar dinlenirdin hep.
buna ragmen ayrildik. askimiz sevgimiz kurtaramadi bizi.
sana demistim ya. birgun ayrilirsak benden haber alamassin ceker giderim iz birakmam diye. oldu. kokunu bile arkamda biraktim. artik yokum.artik seninde degilim. artik ben, o ben degilim…artik ben…
Bitti
Ocak 7, 2009
Bu yürek ilk defa bugün kırılmıyor
Ben unuttum desem de yerin hala dolmuyor sözlerini içeren şarkının adı Adaletsiz Seçim. Dinlemek ve sözlerini okumak isteyenler için.
Dünyada inanmazdım biteceğine
Beni böyle bırakıp gideceğine
Şarkıların günahı yok
Acıtan sensin içimi
Hangimiz istedi söyle
Bu Adalesiz Seçimi
Hayalim kırılınca
İmkansızı umunca
Korkular gerçek olunca
Gözyaşım kurumuyor.
Bu yürek ilk defa bugün kırılmıyor
Ben unuttum desem de yerin hala dolmuyor
Ama bitiyormuş içimdeki biten sevda gibi bitti…şimidi peki ne olucak yeni sahte aşk benimi bekliyor ??yoruldum,korkuyorum kırılmaktan,incilmekten,verdiğim değeri hak etmeyecek insanlarla nefes almaktan…
Söyleyemiyordum…
Aralık 26, 2008
Çok oldu söyleyemiyordum. Herkes soruyordu herşey tamam diyordum. Yüzüm gülerken fotoğraf çekilip arkadaşlarımla paylaşıyordum. Seviniyorlardı ben mutluyum diye. Hiç bişi demedim. Webcam aç diyorlardı açıyordum. Yüzümü güldürüyordum. Sigaramı yakarken bile gülümsüyordum ki bilmesinler.
Çalıştığım ofisimdekilere hep gülümsedim. Suratımı hiç asık görmediler. Belki bir kaç kere. Ama gerçek sebebini hiç bilmediler. Sokakta yürürken insanlara bakıyordum. Ne kadarda çok mutsuz insan var diyorum. sonra yalnız kaldığımda hiç bir farkımın olmadığını farkedip içleniyordum.
Evet blog. Mutsuzum. Şimdi diceksinki oğlum sen güçlüsündür. Yırtarsın bu durumdan. Az sabret. Hemen herşey rayına oturmaz diyeceksin ama çok iyi şeyler olacak diyeceksin belki. Belki Mazhar Alanson’dan benim hala ümidim varı dinle diyeceksin. Sıkma canını gülmene bak diyeceksin. Yak sigaranı dal uzaklara ama iyi şeyleri düşün diyeceksin. Cebine koy 50-100 lira boş boş dolaş kafanı dağıt diyeceksin belki. Belkide git bul birini tanış. Sıkıntını derdini anlat diyeceksin. Ama diyemiyorsun. Çünkü sende benden yana ümitsizsin. Yoksa neden senin gibi gizli bir sayfa açayım ki?
Evet blog. Mutsuzum… Mutlu oldun mu? Yazdım işte.
NR ’08
içim kan ağlıyor kan…..içim acıyor sıkıldım artık üzülmekten yaralanmaktan…bittim…dayancak gücüm kalmadı….
öğreneceksin.
Kasım 28, 2008
sana bana bağırmayayı öğreteceğim! o zaman bakalım nasıl yapma diyeceksin!
canım sıkkın
Kasım 28, 2008
herşey ters gidiyor biliyor musun blog. hemde herşey ters gidiyor. dışarıya mutluluk şovu yapsamda herşey boktan gidiyor blog. iğrenç bi haldeyim. dışarıya gülsemde içim içimi yiyiyor. canım sıkılıyor. çaresizlik yaşıyorum. aciz değil ama bak dikkatini çekerim. çaresiz.
sanırım. beceriksizim…
Yoruma kapalı yazı.
öldüğünü hissettiğin an….
Kasım 23, 2008
Ne söylemeliyim bilmiyorum. Aslında nereden başlasam onu düşünüyorum. Belki de söyleyecek hiçbir şey kalmadı ama farkında değilim. Ya da fark etmek istemiyorum. Korkuyor muyum yoksa?
Evet, haklısın; sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı. Son sözlerimi mısralarıma harcadım. Hani o kırık dökük kalbimden düşen ufacık bir parçada yer alan, sana göre saçma, bana göre yetersiz satırlarım var ya… İşte onlarda kaybettim kelimelerimi. Sana dair tüm harflerimi o parçaya sundum ve kabul etti. Şimdi nerede kim bilir… Belki de sonsuz olmayı deniyordur yağan yağmurla…
Kasım aylarında hep ağlarım bilirsin. Geldiğin gün de ağlıyormuydum, hatırlıyor musun? Kasım’dı aylardan… Göz yaşlarımın akmaya hevesli olduğu ay… Beni fark etmen uzun sürmemişti. Bir tek sözcük dahi telaffuz etmeden bakmıştın gözlerime.
Ben, …
Sonra fark etmedik ne olup bittiğini. Dediğim gibi belki de fark etmek istemedik. Fark etmekten korktuk belki de. Kağıttan bir gemiyle okyanusa açıldık. Fakat gemi batacaktı, biliyorduk. Biz, yine de açıldık… Gemi battıkça daha çok sarıldık birbirimize. Faydasızdı, biliyorsun. Yok olmaya mahkumduk aslında yola çıkarken… En başında bitecektik…
Geldiğin gibi aniden gitmeliydin biliyorum. Hem de yağmur yağarken gitmeylidin! Her adımınla hıçkırmalıy gökyüzü! Yağmur göz yaşlarımı gizlemeli… Çünkü sen gitmelisin…
İşte bu yüzden yağmur yağmalı sen giderken…
Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı! Boşuna bakma gözlerime. Ağlamamalıyım biliyorsun. Ben ağlarsam gidemezdin hani. Ağlayamam, çünkü artık sonsuza dek yoksun.
Bu söylediklerim saçma gelebilir belki. Fakat nasıl olsa unutacaksın söylediklerimi. A ile B’nin arasına sıkışıp kaldım, oradan bakıyorum artık hayata ve sana… Belki utanç, belki pişmanlık, belki de korku gizledi beni oraya. Sen gittikten sonra sokakların bana küsme ihtimalinden korkuttu belki de beni. Bir travestinin bileğinden akan kanda boğulmaktan ürktüm hep.
Hem bakma sen üstüme başıma! Sanma ki rüzgar beni böyle hırçın yaptı. Gözlerinden aktığımdan beri böyle dağınık saçlarım. Kalbimi hiç sorma zaten…
Biliyorum her şeye rağmen gittin sen… Herşeye rağmen orda kalacaksın.. Hem, gitmeliydin zaten farkındayım her şeyin. Bir Kasım ayı, günlerden herhangi bir gün fakat yağmur yağarken gitseydin keşke…
Şimdi Ben burda bir gece vakti.. Yağmurun göz yaşlarımı gizlemeye utanmasından korkuyorum.
Her Kasım ayı geldiğinde geldiğin beklemek ve Kasım geçtiğinde ancak gülebilmek ağırttı saçlarımı. Biliyorum yüzümdeki çizgiler de bu yüzden. Fakat sen aldırmabunlara… Kirpiklerime asılı kalmış bakışların, unutamadığım çehrelerin yardımcı olacak sen yokken nefes almama!…
Ama sen de ağlama giderken istedim. Bir damla göz yaşını görürsem ardından koşar sarılırım boynuna; gitmene göz yumamam diye bilirsin. İşte o yüzden yağmur yağmalı sen giderken. Koşar adımlarla gitmelisin…
Öyle bi gidişle gittin ki … ki ne sen cesaret edebilmelisin tekrar dönüp gelmeye, ne de ben seni arayacak gücü kendimde bulamıyorum.
Kasım canımı acıtıyor sevgili! Her rüzgar estiğinde bana tokat atar gibi sallanıyor ağaçlar. Yerdeki yapraklar küfürler savuruyor sanki bana !
Dönemezsin biliyorsun…
Dönemezsin biliyorum…
Kasım, veda öpücüğü konduracak saçlarına benim için her yıl…
- Hava çok soğuk, değil mi?
- Evet, haklısın.
- Yağmur halâ dinmedi. Sen de çok kötü ıslanmışsın.
- Farkındayım.
- İçeri girelim istersen. Hasta olacaksın yoksa!
- Umrumda mı sanıyorsun?
- Her Kasım böyle oluyorsun. Ama bugün bir farklısın sanki?
- Boşver… Unut gitsin!
- Tahmin ettiğim şey mi seni üzen?
- Boşver dedim ya, kafa yorma bunlara.
-Gitmeliydi biliyorsun.
-Biliyorum…
Mutsuz insana…
Kasım 19, 2008
Bilmiyorum neden morelin bozuk neden kimseyi istemiyosun…bu kadar canını sıkan birşey var ve ben sana yardımcı olamıyorum
ben bugünlerde çok mutluyum allah bozmasın mutluluğumu amin ama buraya bile yazmak içimden gelmiyo mutluluğumu çünkü sen mutsuzsun…seni böyle mutsuz görmek istemiyorum niguel ok??
Lonely…
Kasım 17, 2008
Artık sadece ben varım. Sadece ben ve ben. Hiç kimse yok. Hiç kimseyide istemiyorum artık.
Ruhsuz, duygusuz , kalpsiz biriyim.
Böyle kalacağım…
Sanırım…
Kasım 10, 2008
Sanırım aşık oldum. Ya da oluyorum…